Kadınların Sayfası

Çevresinden Gelen Tepkilere Aldırış Etmedi Artık İşinin Patronu Oldu

Hatay’ın Hassa ilçesinde yaşayan 23 yaşındaki Nursel Nur, Çukurova Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra memleketine döndü.

Okuduğu bölümle ilgili iş arayışına giren genç kız, müteahhit olan babasının tavsiyesiyle hiç bilmediği solucan gübresi üretimine merak sardı.

İnternetten yaptığı araştırmalarla bu işe girmeye karar veren Nur, ailesinden aldığı destekle kendi tesisini kurdu.

Çevresindekilerin “Pis işlerle uğraşma”, “Ne işin var solucanların içinde” gibi sözlerine aldırış etmeyen genç girişimci, bir yıl önce başladığı solucan gübresi üretiminde önemli bir seviyeye geldi.

Nursel Nur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının yönlendirmesi ve katkılarıyla evinin bahçesine organik solucan gübresi tesisi kurduğunu söyledi.

İlk etapta 250 bin solucanla üretime başladığını belirten Nur, bir yıl içerisinde bu miktarın 5 milyon solucana ulaştığını aktardı.

İşini severek yaptığını anlatan Nur, şöyle devam etti:

“Stajımı yaparken insanlarla uğraşmanın çok zor olduğunu fark ettim ve geleceğe yönelik düşüncelerim değişti. Babamın da tavsiyesiyle bu işi keşfettim. Başlangıçta çok zor dönemlerden geçtim. Ön yargı çok yüksekti.

Çevremde bana, ‘Ne işin var bu pis işte’, ‘Evlen gitsin’ ya da ‘Git temiz, klimalı bir ortamda çalışsana’ gibi sözler söylendi ama ben tüm olumsuz yorumlara rağmen kararlıydım ve kendi işimi kurdum.”

Kısa sürede her şeyin yolunda gittiğini ve artık işinin patronu olduğunu kaydeden Nur, sosyal medya hesabı oluşturarak üretimlerini pazarlamaya başladığını ifade etti.

Solucan gübrelerine internet üzerinden çok fazla talep olduğunu ifade eden Nur, “Yaptığım her adımı paylaştım. O şekilde pazarımı oluşturdum. Üretime başladığım günden bu yana 10 ton civarında solucan gübresi ürettim ve bunlardan 20 bin liralık gelir elde ettim.” dedi.


Nur, solucan gübresinin, çiftçiler tarafından da tercih edildiğini ve beğenildiğini anlatarak, “Şu an çok şükür satışlarımız iyi gidiyor ve üstelik benim gübrem bana yetmiyor. Talep olunca başkasından da alıp satmaya başladım. Hiçbir şekilde içerisinde kimyasal madde yok. Toprağa verimi oldukça yüksek.” diye konuştu.

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde yaşayan 39 yaşındaki 3 çocuk sahibi Fatma Öncel, 11 yıl önce eşine destek olmak için hayvancılık işine girmek istedi. Polis memuru olan eşinden olumlu yanıt alan Öncel, düğününden kalan 4 bileziğini dönemin parasıyla 2 bin 500 liraya satıp 2 bin 400 liraya inek,


100 liraya da hayvanını besleyecek yem aldı. İnek sütü satarak para kazanmaya başlayan Öncel, zamanla inek sayısını 20’ye kadar çıkardı. İneklerini beslemek için bir de tarla kiralayan Öncel, buraya ektiği mısır harmanıyla ineklerini beslemeye başladı. Daha sonra ineklere bir de tavuk ile keçi de ekleyen azimli kadın,

10 senenin ardından 130 inek, 250 tavuk, 107 keçi ve 3 at sahibi oldu. Daha önce tek başına beslediği hayvanlarının çoğalmasıyla işçi tutan Öncel, 20 dönümlük arazide 1 milyon liralık servetin sahibi oldu.

350 BİN LİRA KAZANDIM”


Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde satışlarının çok iyi gittiğini ifade eden Öncel, çiftliğindeki dişi hayvanları satmadığını, son bir ayda ise 650 ile 800 kilo arasında değişen 24 tane tosun ve boğa sattığını söyledi.

Hayvanlarının arasında en büyük olanının 1 tonluk tosun olduğunu ve onunla birlikte 3 tane daha tosununun kaldığını kaydeden Öncel, “16 tona yakın hayvan sattım, 350 bin lira etti. Küçükbaş hayvanlarım var, onları da katarsak 400 bin lira satış yapmış olacağım” diye konuştu.

ANTALYA’NIN ET İHTİYACINI KARŞILARIM”

Gün gittikçe hayvan sayısını arttırdığını anlatan Öncel, “Her sene hayvan sayımı arttırıyorum ama yerim kısıtlı olduğu için işimi büyütemiyorum. Olduğum yer kira. Eğer yerimi büyütürsem Antalya’nın et ihtiyacını karşılayacağıma söz veriyorum. Şuanda 30, seneye 100, ondan sonra daha çok olacak.


Çünkü gün geçtikçe geliştiriyorum” ifadelerini kullandı. Öncel, son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenerek, “Başkanım Recep Tayyip Erdoğan’ın başarılı bir kadına değer verdiğine inanıyorum. Bana bir yer imkanı sağlasın ve ondan sonra beni görsün. Eğer yerim olursa ben bunun 2-3 katını yaparım” dedi.

BİZ ONA ARTIK ‘FATMA AĞA’ DİYORUZ”


Elde ettiği başarı sonrası çevresindekilerin ‘Fatma Ağa’ diye seslendiği Öncel’in hayvanlarını çok muazzam şekilde beslendiğini ifade eden Veteriner Hekim İbrahim Çağlar, “Tosunlarını özel tohumlarla besledi. Çok iyi bakmış. Biz artık ona ‘Fatma Ağa’ diyoruz” dedi.

loading...
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Kadınların Sayfası